Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı izmir Dr. Cenk Tokat Estetik Cerrahi

Meme Rekonstrüksiyonu

Meme Kanseri Sonrası Memenin Yeniden Oluşturulması (Rekonstrüksiyonu), İzmir. Op. Dr. Cenk Tokat, Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı. 02324637505 cenktokat@estetikplastik.org

Günümüzde meme kanseri veya başka bir hastalık nedeniyle alınmış memenin yeniden oluşturulması giderek popülerleşen bir cerrahi girişim haline gelmektedir. Tıp alanında son zamanlarda yaşanan gelişmeler plastik cerrahlara göğüsün doğal yapısı ve görünümüne benzeyen yeni meme oluşturmalarına-rekonstrüksiyonuna izin vermiştir. Dünyanın birçok yerinde artık meme kanseri nedeniyle meme dokuları alınmış hastalara aynı ameliyat sırasında meme rekonstrüksiyonu yapılarak, hastaların uyandıklarında kendilerini psikolojik açıdan olumsuz etkileyen memelerin olmaması durumundan kurtarılmış olunmaktadır.

Bununla birlikte akılda tutulması gereken durumunda mastektomi (memenin çıkarılması) sonrası meme rekonstrüksiyonunun basit bir girişim olmadığıdır. Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için uygulanabilecek birçok seçenek olup bunların içinde hangisinin uygun olacağı hastanın durumuna ve tercihlerine göre plastik cerrah tarafından belirlenir. Bu konuda karar vermeden onkoloji uzmanının da onayının alıması gerekmektedir.

Her cerrahi girişimde görülebilen kanama, vücut sıvısı birikimi, anormal yara yeri iyileşmesi, anesteziye bağlı komplikasyonlar meme rekonstrüksiyonu ameliyatlarında da görülebilir. Aynı zamanda sigara içen kişilerde geçikmiş yara iyileşmesi, belirgin izlerin oluşmasına ve iyileşme döneminin uzamasına neden olmaktadır. Nadir oluşan bu komplikasyonlar ikinci müdahaleye gereksinim duyulacak kadar şiddetli olabilir. Silikon protezin uygulanmasında kendine ait riskler meme rekonstrüksiyonunda da bulunmaktadır.

Rekonstrüksiyon yöntemlerinin günümüzde göğüs kanserinin tekrarlamasına yönelik herhangi bir etkisi yoktur ancak ameliyat dönemi boyunca ara verilen radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkileri olabilir. Bu konuda onkoloğun önerileri göz önüne alınmalıdır.

Bu ameliyatlar genellikle genel anestezi altında yapılır. Meme oluşturmak için genellikle sırttan veya karından bir doku altına silikon protez, veya tamamen karından taşınan bir doku kullanılmaktadır. Bu ameliyatlar uzun ve komplike rekonstrüksiyon ameliyatlarıdır.

Doku genişletme yöntemi: Bu yöntemde önce doku genişleticiler kullanılıp meme protezinin yerleştirilebileceği yeterli cep oluşturulması, ardından bu bölgeye silikon meme protezi yerleştirilmesidir. Bu doku genişletici bir valf aracılığı ile belli aralarla serum fizyolojik  (tuzlu su) vererek şişirmektedir (şişirme esnasında genellikle ağrı duyulmamaktadır). Bu işlem kullanılacak kalıcı protezin boyutuna bağlı birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilmektedir. Yeterli şişirme elde edildikten sonra ikinci bir ameliyat ile bu doku genişleticisi çıkarılıp yerine istenilen protez yerleştirilmektedir. Bundan sonraki aşamada ise (kalıcı protez yerleştirildikten birkaç ay sonra) genellikle lokal anestezi altında meme başı oluşturmak için bir girişim yapılır. Ardından bu meme başı ve çevresi normal meme görünümü alması için tattoo (dövme) ile boyama yapılarak rekonstrüksiyon tamamlanır.

Flep ile rekonstrüksiyon: Flep ile rekonstrüksiyon yöntemlerinde kaybedilen meme derisinin yerine vücudun başka bir yerinden bir doku taşınmakta, ihtiyaca göre bu dokunun altına silikon meme protezi yerleştirilmekte ve sonra, herhangi bir komplikasyon gelişmemişse ikinci ameliyatta hastaların her iki memesi arasında simetri oluşturmak için ikinci bir ameliyat yapılır. Bundan sonraki aşama ise onarılmış memeye meme başı yapılması ve bunun tattoo ile boyaması yapılarak doğal meme görünümünün elde edilmesi olmaktadır.

Sırt kaslarından latissimus dorsi kullanılarak yapılan rekonstrüksiyon yöntemi bunlardan biridir. Bu yöntemde sırttaki kas koltuk altındaki orijinal bağlantı yerinden ayrılmayıp ve dolaşımı kesilmeden bir tünel yaratılarak mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Böylece sırttan kas, yağ dokusu ve deri aktarımı yapılmaktadır. Bu yöntem cerraha ve hasta için yeterli volüm sağlayacak olursa tek başına, aksi halde aktarılan bu kas dokusunun altına silikon protez yerleştirilip istenilen meme boyutu elde edilmektedir.

İkinci ve günümüzde en sık kullanılan fleple meme rekonstrüksiyonu yöntemi karından kas, yağ ve deri aktarımı yapılmasıdır. TRAM (trans rektus abdominis kas-deri flebi) flep ile meme rekonstrüksiyonu da denilen bu yöntemde karından mastektomili sahaya bir tünel aracılığı ile veya karından tamamen bağı kesilip mikrocerrahi (mikroskop altında yapılan cerrahi teknik) yöntemi ile karın dokuları mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Bu yöntemde protez kullanımına ihtiyaç kalmadan istenilen boyut elde edilip, görünüm ve yapı bakımından doğal memeye en yakın sonuç elde edilmektedir.  

Diğer meme rekonstrüksiyonu yöntemleri arasında mikrocerrahi tekikler kullanılarak yapılan kalçadan, kasıktan veya bacaktan alınan dokuların mastektomili sahaya aktarılması ile başarılan yöntemlerdir. Mikrocerrahi yöntemle yapılan TRAM ameliyatlarında olduğu gibi bunlarda da bu dokulara ait atar ve toplar damarlar göğüs ve koltuk altındaki başka atar ve toplar damarlarla birleştirilmektedir. Bu yöntemlerde ameliyatlar 8-10 saat gibi uzun sürelere ulaşabilmektedir. Ayrıca verici sahalarda kalıcı izler oluşturup bazen hastalara rahatsızlık verebilmektedir. Ve her şeyden öte bu yöntemler mikrocerrahi konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip plastik cerrahları gerekli kılmaktadır.

Bu ardışık ve komplike ameliyatları takiben hastanede yatma ve toparlanma süreci diğer ameliyatlardan uzun olup hastanın durumuna ve yönteme göre değişmektedir. Sadece silikon meme protezi kullanılan vakalarda 1-2 gün hastaneden yatış, ve 2 hafta kadar istirahat gerekirken, sırttan veya karından kas ve deri nakli gereken vakalarda bu süreler daha da uzun olacaktır.