Meme Estetiği


Meme Büyütme
Göğüs büyütme estetiği meme dokusunun arkasına yerleştirilen meme protezleri ile göğüs çevresi ölçümleri bir veya birkaç sütyen ölçüsü şeklinde arttıran bir estetik ameliyatıdır. Bu ameliyat göğüslerini küçük bulan kadınlarda estetik nedenlerle, hamilelik sonrası küçülen göğüs boyutunu büyütmek için, farklı boyutlardaki göğüslerin simetrisini sağlamak için, ve göğüs kanseri cerrahisinden sonra memenin yeniden oluşturulması amacıyla yapılmaktadır.

Piyasada FDA (Food and Drug Administration) onaylı silikon jel ve serum fizyolojik solüsyonu ile dolu olan silikon kaplı meme protezleri bulunmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda silikon meme protezlerinin kansere yol açtığına dair bir bulgu yoktur. Bu nedenle güvenle kullanılmaktadırlar. Silikon meme protezlerinin üreme, hamilelik ve süt vermeyi etkilediğine yönelik herhangi bir kanıt yoktur. Meme büyütme ameliyatı olan bireyler, diğer kadınlar kadar meme hastalığına yakalanma riskine sahiptir. Süt kanallarına zarar vermemek için protez, büyütme estetiğinde meme başı çevresinden değil, göğüs altı kıvrımından yerleştirilir.

Göğüs büyütme estetiğinde tüm cerrahi girişimlerde olduğu gibi, cerrahi risklerin ve bu estetik ameliyatına has özel komplikasyonların görülme olasılığı vardır. Komplikasyonların arasında en sık görüleni yerleştirilen meme protezinin çevresinde gelişen kapsülün kontraksiyonudur (kasılması). Bu genellikle her silikon meme protezi ile büyütme estetiği uygulamasında meydana gelen kapsülün bazı olgularda aşırı katılaşarak yerleştirilen meme protezini sıkıştırması ile ortaya çıkar. Normal koşullarda düzenli olarak uygulanan masajlarla oluşumu engellenmektedir. Pütürlü yüzeyli protezlerin kullanımı kapsül kontraksiyonu riskini daha da azaltmaktadır.

Ameliyatın sahasında fazla kan birikimi, meme protezi çevresinde enfeksiyon gelişimi, meme başında aşırı hassasiyet, veya his kaybı büyütme estetiği ameliyatının çok nadir görülen komplikasyonlardır. Silikon protezin delinmesi için ya delici bir yaralanmaya, yada protezin onlarca yıllık yıpranma sürecine maruz kalınması gereklidir. Günümüzde yeni nesil patlasa bile akmayan ve dağılmayan cohesive gel denen özel silikon jel protezlerin kullanılmasıyla büyütme estetiğinde korkulan bu sorun ortadan kalkmıştır.

İlk muayenede adayın genel sağlık durumu incelenirken adayın değişim beklentileri ortaya koyulur. Bu da göğüs büyütme estetiğinde ne kadar büyütmenin hedefleneceğini ve nasıl bir silikon meme protezi koyulacağını meydana çıkartır. Göğüste sarkıklık da varsa aynı aşamada dikleştirme estetiği de önerilebilir.

Göğüs büyütme estetiği genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyat yaklaşık 1-1,5 saat kadar sürer. Genellikle göğüs altı kıvrımından veya meme başının alt yarısından 4 cm kesi ile girilerek süt bezleri altında, göğüs kasının altında veya dual plan denen kısmen kas altı kısmen kas üstü olarak bir cep oluşturulur. Uygun boyutlu silikon meme protezi yerleştirilip alınmayan estetik dikişlerle kapatılır, pansuman yapılıp sıkı bir bandaj sarılır. Protezi örtecek kadar meme dokusu yok ise silikon protezin göğüs kası altına yerleştirilmesi tercih edilmektedir.

Göğüs büyütme estetiğinden 5-6 saat sonra genel anestezinin etkilerinin geçmesi ile hasta evine gidebilir, veya ilk akşamı hastanede geçirebilir.  İlk bir iki gün bitkinlik hissedilebilir. Ameliyatın ardından hissedilen rahatsızlıkların çoğu ağızdan alınacak ağrı kesici ilaçlar ile giderilecektir. Meme büyütme estetiğinde silikon protezin kas altına yerleştirildiği olgularda ise ağrı biraz daha fazla olacak, ve birkaç gün daha fazla sürecektir.

İlk haftanın sonunda pansuman biter ve sıkı destekleyici sütyen kullanımına geçilir. Göğüs büyütme estetiğinden sonra birkaç hafta meme başında yanma hissedilebilir, ancak bu yanma hissi her geçen gün azalan nitelikte olacaktır. Ameliyatın bölgesindeki şişliklerin kaybolması 3-5 haftayı alabilir. Bu şikayetler iki tarafta farklı olabilir. İşe geri dönüş, işteki aktiviteye bağlı olmakla birlikte birkaç gün içinde olabilir. Göğüs büyütme estetiği sonrası egzersiz ve tam günlük aktivitelere dönüş birkaç ayı alacaktır.


Meme Dikleştirme

Hamilelik, emzirme, kilo alıp verme ve geçen yıllar kadın göğüs dokusunda deformasyona yol açar. Ciltte sıkılığın kaybolması ve hacimde azalma nedeniyle boşalma ve sarkma ortaya çıkar. Estetik göğüs dikleştirme - mastopeksi ameliyatı ile sarkık olan göğüs eski diri formuna kavuşturulabilmektedir. Hacim kaybı fazla ise aynı estetik ameliyat içinde meme protezi uygulanarak istenilen dolgunluk da elde edilebilmektedir. Göğüs hem sarkık, hem de büyük ise göğüs küçültme işlemi ile toparlama sağlanması gerekebilir.

Göğüs dikleştirme ameliyatı hamileliği etkilemez ve sonraki bir gebelikte emzirmeyi engellemez, ancak hamilelik dikleşme sağlanmış memenin yeniden sarkmasına neden olur ve elde edilen güzel sonuç bozulur. Bu nedenle hamile kalmayı planlayanlarda estetik göğüs dikleştirme ameliyatı ertelenmelidir.

Göğüs dikleştirme ameliyatı bir Estetik Cerrahi Uzmanı tarafından yapılmalıdır. Nadir de olsa her ameliyatta olduğu gibi bir takım komplikasyonların ve anestezi reaksiyonlarının görülme ihtimali vardır. Meme dikleştirme ameliyatı ince fakat kalıcı izler bırakır. Bu izler bikini hattı içinde kalır ve zamanla solar. Bu girişim nadiren meme başında kalıcı his kaybı oluşturabilir. Kanama ve enfeksiyon göğüs dikleştirme ameliyatından sonra çok nadir görülür, ancak meydana geldiğinde oluşacak izlerin genişlemesine neden olur. Bu riskleri azaltmak için Estetik Cerrahın göğüs estetiği ameliyatı öncesi ve sonrasında yapacağı önerilere uyulması gerekir.

İlk muayenede aday beklentilerini açık bir şekilde ortaya koymalı, Estetik Cerrahın da önerilerini göz önüne almalıdır. Yaş ve aile öyküsüne göre ameliyat öncesi mammografi kontrolü istenebilir. Aynı zamanda bu estetik ameliyat öncesi yeme-içme alışkanlığından sigaranın bırakılması ve kaçınılacak ilaçlara kadar pek çok öneride bulunulur.

Göğüs dikleştirme ameliyatı çoğunlukla genel anestezi altında yapılır, tüm ameliyat boyunca uyunur. Uygun durumlarda sırttan iğne ile uyuşturularak ve uyanık olarak da ameliyat yapılabilir. Estetik göğüs dikleştirme ameliyatı 1.5-3 saat kadar sürer. Ameliyat kişiye göre en az izle en çok düzelme sağlayacak teknik seçilerek planlanır, memedeki kesiler ve izler de bu plan sonucu ortaya çıkacatır. Genellikle meme başından alt kıvrımına uzanan çapa benzeri veya sadece meme başından alt kıvrıma uzanan düz bir iz kalır.
 
Bazı hastalarda ise meme başı çevresindeki koyu alan olan areola çevresine dairesel kesi yapılarak meme dikleştirme ameliyatları uygulanabilir. Bu durumda oluşacak izler sadece areola çevresi ile sınırlı kalacaktır. Eğer estetik göğüs toparlama ameliyatı ile beraber silikon protez gerekecekse bu durumda meme dokusunun altına veya göğüs kasının altında bir cep oluşturularak protez buraya yerleştirilecektir.

Estetik göğüs dikleştirme ameliyatı bitiminde pansumanlar bandaj ile sarılır. Kişi bu estetik ameliyattan 5-6 saat sonra taburcu olabilir veya ilk akşamı hastanede geçirebilir. Ameliyattan birkaç saat sonra ayağa kalkarak kendi ihtiyaçlarını giderebilir, ancak ilk birkaç gün ağır eforlardan uzak durulması önerilir.
 
İlk günlerde memelerde şişlik, hafif sızlamalar hissedilmesi normaldir. Ağrı fazla değildir ve kolaylıkla ağrı kesici ilaçlarla kontrol edilebilir. Genellikle alınmayan gizli dikişler kullanılır, ve bu estetik müdahaleden birkaç gün sonra yıkanılabilir. Birkaç gün sonra pansumanlar biter ve bandajlar çıkarılıp yerine destekleyici meme korsesine geçilir. Bu korse ortalama üç hafta kullanılır.


Meme Küçültme

Büyük göğüsler, estetik rahatsızlıkla beraber sırt ve boyun ağrıları, cilt tahrişleri, ileri durumlarda ise omurga kemiklerde aşınma ve hatta solunum sıkıntılarına neden olabilir. Göğüs küçültme estetiği, memedeki fazla yağ, deri ve süt bezlerinin alınarak daha hafif ve estetik bir göğüs elde edilmesi işlemidir.
 
Göğüs küçültme estetiği fiziki sorun yaratması halinde 17-18 gibi erken yaşlarda da yapılabilir; ancak doğum ve emzirme ihtimali ortadan kalkmadan küçültme yapılmaması tercih edilir. Çünkü süt üreten bezlerin de bir kısmı alınacak ve süt üretimi bir miktar düşecektir. Yine de küçülme miktarı bireyin tercihine göre kısmen  ayarlanabilir ve memedeki süt bezleri daha fazla korunabilir.

Göğüs küçültme estetiği, bu konuda tecrübeli bir estetik cerrah elinde oldukça güvenli bir ameliyattır. Yine de tüm ameliyatlar gibi bu ameliyatta da bazı komplikasyonların görülme riski vardır. Yaşlı, fazla sigara içen ve yara iyileşme sorunu olan bazı kişilerde bu girişim sonrası meme başı etrafında yaralar çıkabilmekte, ancak bunlar genelde pansumanlarla giderilebilmektedir.
 
Estetik göğüs küçültme ameliyatı sonrası izler oluşsa da bunlar genellikle sütyen ve bikini altında kaldığı için kişileri çok fazla rahatsız etmemektedir. Meme başı yada tüm memede duyu kaybı, meme başının kaybı çok nadir de olsa görülebilmektedir. Sigaranın belli süre bırakılması veya mevcut hastalıklarla ilgili uzman hekimin kontrol ve önerilerine uyulması meme küçültme estetiğinde risklerin göz ardı edilecek kadar azalmasını sağlayacaktır.

Göğüs küçültme estetiği çoğunlukla genel anestezi altına yapılır. Uygun bireylerde sırttan iğne ile uyuşturularak ve uyanık olarak da bu estetik  ameliyatı yapılabilir. Göğüs küçültme estetiğinde değişik yöntemler olsa da genellikle tercih edileni çapa benzeri bir iz bırakan yöntemdir. Bu yöntemde kesiler meme başı etrafında, meme altı kıvrımında ve bu ikisinin arasında bir iz bırakır. Fazla süt ve yağ dokusu ile deri çıkarılıp sarkık tüm dokular ve meme başı yukarıda olması gereken yerine taşınır.
 
Göğüs küçültme estetiği yaklaşık olarak 2-3 saat kadar sürer. Ameliyatın sahasında kan ve doku iyileşme sıvısı birikimini önlemek için drenler yerleştirilir ve pansumanlar elastik bandaj ile sarılır. Meme küçültme estetiğinin ardından kişi genellikle 5-6 saatlik anesteziden toparlanma sürecini takiben evine gidebilir veya ilk geceyi hastanede geçirebilir.

Estetik ameliyatın ilk günlerinde görülen hafif ağrılar, ağızdan alınan ağrı kesicilerle rahatlıkla geçirilebilir. Birkaç gün sonraki kontrolde dren çıkarılır, ve pansuman yenilenir. Genellikle 7.günden itibaren sıkı bandajların yerine sıkı korse kullanımına geçilir ve yıkanılabilir. Göğüs küçültme estetiğinde dikiş alımı gerektirmeyen estetik gizli dikişler kullanılır.

Göğüs küçültme ameliyatının ertesi gün kişi günlük aktivitesine geri dönebilir, ancak memede ağrı oluşturabileceği için kol gücü gerektiren eforlardan ve göğüse sert temastan birkaç hafta kaçınmak gerekir. Genelde ilk haftanın ardından sonra işe ve sosyal aktivitelere geri dönülmektedir. Mevcut şişlik, sertlik ve izlerdeki kızarıklık küçültme estetiğini takip eden aylarda giderek azalır ve 6 ay içinde göğüsler yeni şeklini kazanmış olur. Bu süre içinde estetik cerrah kontrolünde kalınması gereklidir.


Meme Rekonstrüksiyonu

Günümüzde meme kanseri veya başka bir hastalık nedeniyle alınmış memenin yeniden oluşturulması giderek popülerleşen bir cerrahi girişim haline gelmektedir. Tıp alanında son zamanlarda yaşanan gelişmeler estetik cerrahlara göğüsün doğal yapısı ve görünümüne benzeyen yeni meme oluşturmalarına, rekonstrüksiyonuna izin vermiştir. Dünyanın birçok yerinde artık meme kanseri nedeniyle meme dokuları alınmış hastalara aynı ameliyat sırasında meme rekonstrüksiyonu yapılarak, hastaların uyandıklarında kendilerini psikolojik açıdan olumsuz etkileyen memelerin olmaması durumundan kurtarılmış olunmaktadır.

Bununla birlikte akılda tutulması gereken durumunda mastektomi (memenin çıkarılması) sonrası meme rekonstrüksiyonunun basit bir girişim olmadığıdır. Mastektomi sonrası meme rekonstrüksiyonu için uygulanabilecek birçok seçenek olup bunların içinde hangisinin uygun olacağı hastanın durumuna ve tercihlerine göre estetik cerrah tarafından belirlenir. Bu konuda karar vermeden onkoloji uzmanının da onayının alıması gerekmektedir.

Her cerrahi girişimde görülebilen kanama, vücut sıvısı birikimi, anormal yara yeri iyileşmesi, anesteziye bağlı komplikasyonlar meme rekonstrüksiyonu ameliyatlarında da görülebilir. Aynı zamanda sigara içen kişilerde geçikmiş yara iyileşmesi, belirgin izlerin oluşmasına ve iyileşme döneminin uzamasına neden olmaktadır. Nadir oluşan bu komplikasyonlar ikinci müdahaleye gereksinim duyulacak kadar şiddetli olabilir. Silikon protezin uygulanmasında kendine ait riskler meme rekonstrüksiyonunda da bulunmaktadır.

Rekonstrüksiyon yöntemlerinin günümüzde göğüs kanserinin tekrarlamasına yönelik herhangi bir etkisi yoktur ancak ameliyat dönemi boyunca ara verilen radyoterapi ve kemoterapinin olumsuz etkileri olabilir. Bu konuda onkoloğun önerileri göz önüne alınmalıdır.

Bu ameliyatlar genellikle genel anestezi altında yapılır. Meme oluşturmak için genellikle sırttan veya karından bir doku altına silikon protez, veya tamamen karından taşınan bir doku kullanılmaktadır. Bu ameliyatlar uzun ve komplike rekonstrüksiyon ameliyatlarıdır.

Doku genişletme yöntemi: Bu yöntemde önce doku genişleticiler kullanılıp meme protezinin yerleştirilebileceği yeterli cep oluşturulması, ardından bu bölgeye silikon meme protezi yerleştirilmesidir. Bu doku genişletici bir valf aracılığı ile belli aralarla serum fizyolojik  (tuzlu su) vererek şişirmektedir (şişirme esnasında genellikle ağrı duyulmamaktadır). Bu işlem kullanılacak kalıcı protezin boyutuna bağlı birkaç haftadan birkaç aya kadar sürebilmektedir. Yeterli şişirme elde edildikten sonra ikinci bir ameliyat ile bu doku genişleticisi çıkarılıp yerine istenilen protez yerleştirilmektedir. Bundan sonraki aşamada ise (kalıcı protez yerleştirildikten birkaç ay sonra) genellikle lokal anestezi altında meme başı oluşturmak için bir girişim yapılır. Ardından bu meme başı ve çevresi normal meme görünümü alması için tattoo (dövme) ile boyama yapılarak rekonstrüksiyon tamamlanır.

Flep ile rekonstrüksiyon: Flep ile rekonstrüksiyon yöntemlerinde kaybedilen meme derisinin yerine vücudun başka bir yerinden bir doku taşınmakta, ihtiyaca göre bu dokunun altına silikon meme protezi yerleştirilmekte ve sonra, herhangi bir komplikasyon gelişmemişse ikinci ameliyatta hastaların her iki memesi arasında simetri oluşturmak için ikinci bir ameliyat yapılır. Bundan sonraki aşama ise onarılmış memeye meme başı yapılması ve bunun kalıcı dövme ile boyaması yapılarak doğal meme görünümünün elde edilmesi olmaktadır.

Sırt kaslarından latissimus dorsi kullanılarak yapılan rekonstrüksiyon yöntemi bunlardan biridir. Bu yöntemde sırttaki kas koltuk altındaki orijinal bağlantı yerinden ayrılmayıp ve dolaşımı kesilmeden bir tünel yaratılarak mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Böylece sırttan kas, yağ dokusu ve deri aktarımı yapılmaktadır. Bu yöntem estetik cerraha ve hasta için yeterli volüm sağlayacak olursa tek başına, aksi halde aktarılan bu kas dokusunun altına silikon protez yerleştirilip istenilen meme boyutu elde edilmektedir.

İkinci ve günümüzde en sık kullanılan fleple meme rekonstrüksiyonu yöntemi karından kas, yağ ve deri aktarımı yapılmasıdır. TRAM (trans rektus abdominis kas-deri flebi) flep ile meme rekonstrüksiyonu da denilen bu yöntemde karından mastektomili sahaya bir tünel aracılığı ile veya karından tamamen bağı kesilip mikrocerrahi (mikroskop altında yapılan cerrahi teknik) yöntemi ile karın dokuları mastektomili sahaya aktarılmaktadır. Bu yöntemde protez kullanımına ihtiyaç kalmadan istenilen boyut elde edilip, görünüm ve yapı bakımından doğal memeye en yakın sonuç elde edilmektedir.  

Diğer meme rekonstrüksiyonu yöntemleri arasında mikrocerrahi tekikler kullanılarak yapılan kalçadan, kasıktan veya bacaktan alınan dokuların mastektomili sahaya aktarılması ile başarılan yöntemlerdir. Mikrocerrahi yöntemle yapılan TRAM ameliyatlarında olduğu gibi bunlarda da bu dokulara ait atar ve toplar damarlar göğüs ve koltuk altındaki başka atar ve toplar damarlarla birleştirilmektedir. Bu yöntemlerde ameliyatlar 8-10 saat gibi uzun sürelere ulaşabilmektedir. Ayrıca verici sahalarda kalıcı izler oluşturup bazen hastalara rahatsızlık verebilmektedir. Ve her şeyden öte bu yöntemler mikrocerrahi konusunda yeterli bilgi ve tecrübeye sahip estetik cerrahı gerekli kılmaktadır.

Bu ardışık ve komplike ameliyatları takiben hastanede yatma ve toparlanma süreci diğer ameliyatlardan uzun olup hastanın durumuna ve yönteme göre değişmektedir. Sadece silikon meme protezi kullanılan vakalarda 1-2 gün hastaneden yatış, ve 2 hafta kadar istirahat gerekirken, sırttan veya karından kas ve deri nakli gereken vakalarda bu süreler daha da uzun olacaktır.


Jinekomasti

Erkekte göğüs büyümesi; jinekomasti nadir değildir. Tek memeyi etkileyebileceği gibi her iki meme de görülebilir. Genellikle ergenlik çağında 13-15 yaşındaki birçok erkek çocukta göğüste büyüme görülür. Çoğunda 1-2 yılda gerileyerek kaybolur, bu dönemde takip edilebilir. Bir çok ilacın ve tıbbi durumun erkek göğüslerinin fazla büyümesine yol açtığı bilinse de vakaların çoğunda belli bir neden bulunamamaktadır. Erkekte fazladan bulunan meme dokusu, meme kanseri oluşma riskini arttırdığı için jinekomasti ameliyatı gereklidir.

Jinekomasti ayrıca kilo artışı ve göğüste yağlanmaya bağlı olarak ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ve göğüslerdeki büyüklük bireyin görsel kendine güvenini etkiler ve estetik jinekomasti ameliyatına başvururlar.

Öncelikle egzersiz yada kilo verme yolunu seçmeyen, şişman veya aşırı kilolu erkekler bu estetik jinekomasti ameliyatı için aday olamayabilirler. Ayrıca aşırı miktarda alkol tüketen veya kas geliştirmek amacıyla steroid anabolizan ilaçlar kullanan erkekler ameliyat için uygun adaylar değillerdir.

Jinekomasti estetiği konusunda tecrübeli olan bir estetik cerrahın ameliyat etmesi durumunda komplikasyonlar göz ardı edilebilecek kadar nadir veya küçüktür. Bu riskler enfeksiyon, deri yaralanması, aşırı kanama, anesteziye reaksiyon ve sıvı birikimi olarak kendini gösterebilir. Jinekomasti estetiği aynı zamanda belirgin yara izine, meme başı çevresinde belirgin renk değişikliklerine yada meme başı ve çevresinin hafif düzensizliğine neden olabilir. Meme dokusunda hassasiyetin azalması ve duyu kaybı oluşabilir ve geri dönmesi 1 yıl sürebilir.

İlk muayenede meme ultrasonu istenerek jinekomastinin yağlanma veya meme dokusu artışı şeklinde olup olmadığı araştırılabilir. Eğer adayda şüphe duyulan bir hastalık varsa,  ameliyat öncesi araştırılma amacıyla ilgili bir dahili branş hekimine yönlendirilebilir.

Jinekomasti estetiğine hazırlık sırasında bazı gıda ve vitamin preparatlarının kullanımından kaçınılması önerilebilir. Estetik cerrahın önerilere uyulması bu ameliyat sırasında ve sonrasında göğüslerde iyileşmeyi olumlu yönde etkileyecektir.

Sigara kan dolaşımı ve yara iyileşmesini olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle ameliyattan önce ve sonra ikişer hafta boyunca sigaranın bırakılması tavsiye edilir.

Jinekomasti estetiği çoğunlukla genel anestezi altında yapılmakla birlikte, lokal anestezi ve sedasyon kombinasyonu altında uygulanabilir. Bu kombinasyon, göğüslerde hafif bir rahatsızlık ve dokunma hissine rağmen uyanık ancak rahatlamış ve acısız bir şekilde ameliyat olmayı sağlar.
 
Erkekte göğüs büyüklüğünün nedeni meme dokusunun fazlalığı ise, bu dokular cerrahi olarak çıkartılacaktır. Bu tarz jinekomasti estetiğinde meme başının çevresindeki koyu renkli kısımdan yaklaşık olarak 4 cm cilt kesisi ile girilerek fazla meme ve yağ dokusu (gerekiyorsa fazla cilt) çıkartılır.

Jinekomasti göğüste aşırı yağlanma nedeniyle oluşmuş ise liposuction ile yağ alma yöntemi tercih edilir. Meme çevresinden yapılan yarım santimlik cilt kesilerinden bu işlem gerçekleştirilir. Bir vakum pompasına bağlı kanüllerle cilt kesilerinden göğüse girilip yağ dokusu parçalanıp dışarı çekilir. Genel anestezi uygulanmadıysa, göğüs bölgesinde dokunma ve bastırmayı hissetmekle beraber genellikle hiçbir ağrı duyulmaz.

Estetik jinekomasti ameliyatı bitiminde doku sıvısı birikimini dışarı almak için göğüs içine ince dren yerleştirilebilir. Cilt kesileri dikilip pansumanla kapatılır. Hastanın mevcut durumuna göre değişmekle birlikte 1-3 hafta kadar sıkı bandaj uygulanması gerekir.

Liposuction yada cerrahi yöntemlerle jinekomasti estetiği sonrası ilk birkaç gün hafif ağrı hissedilebilir. Bu yüzden ağrı kesici ve antibiyotik kullanım ve ilk birkaç gün istirahat önerilir.

Estetik jinekomasti ameliyatının ardından ilk günlerde göğüslerde bir miktar şişme ve yer yer morluk olması normaldir. Bandaj ile göğüs bölgesini sarmak, bu şişliğin önlenmesi ve giderilmesi içindir. Şişliklerin önemli bir bölümü ilk 1 ayda kaybolsa da bu estetik ameliyatın etkilerinin tam olarak görülmesi 3 ay yada daha uzun bir süre alabilir.
 
Jinekomasti estetiğinden birkaç gün sonra hasta günlük yaşamına geri dönebilir. Sıvı birikimini engellemek için ilk günlerde kolların kullanımı kısıtlanmalıdır. Varsa dikişler genelde 7-10 gün içinde alınır. Göğüs bölgesine darbe alma riski alma olan işlerden ve sporlardan en azından 4 hafta boyunca uzak durulması gerekir. Jinekomasti ameliyatı sonrası oluşan yara izleri güneşten en az 6 ay boyunca korunmalıdır. Bu süre içinde estetik cerrah kontrolünde kalınması gereklidir.