Göğüs Büyütme Ameliyatı


gogus_buyutme
 

Göğüs Büyütme

 
Göğüs büyütme ameliyatı; göğüs büyütme yöntemleri arasında her anlamda en güvenilir olanı meme bölgesine silikon jel veya serum fizyolojik içerikli meme protezi yerleştirilerek göğüs dolgunluğunu arttıran ve estetik formunu düzelten bu ameliyattır. Meme büyütme estetiği aşağıdaki durumlarda uygulanabilir;
-Göğüslerini küçük bulan kadınlarda estetik kaygılar nedeniyle,
-Emzirme ile boşalma durumunda meme toparlama için,
-Farklı boyutlardaki göğüslerin simetrisini sağlamak için,
-Göğüs kanseri ameliyatı sonrası meme rekonstrüksiyonu amacıyla.

Meme protezleri silikon bir kılıf içinde silikon jel veya serum fizyolojik içeren, vücuda zarar vermeyen FDA (Food and Drug Administration) onaylı ürünlerdir. Yapılan çalışmalarda bu silikonun vücuda yayılmadığı için kanser veya diğer hastalıklara yol açmadığı gösterilmiştir. Günümüze kadar yapılan araştırmalarda da tıbbi onaylı silikon protezlerin meme kanserine yol açtığına dair bir bulgu saptanmamıştır. Göğüs büyütme egzersizleri, masajı, bitkisel doğal formülü olan ilacı ve kremi gibi ameliyatsız yöntemlerin güvenilirliği ve etkinliği olmadığı bilinmelidir.

Göğüs büyütme göreceli olarak basit ve güvenilir bir girişim olsada her ameliyatta olduğu gibi, cerrahi risklerin ve bu estetik ameliyata ait komplikasyonların görülme olasılığı vardır. Bu sorunlar göz ardı edilebilecek kadar nadir de olsa bilinmesi gerekir.

Komplikasyonların arasında en sık görüleni yerleştirilen silikon meme protezinin çevresinde gelişen kapsülün kontraksiyonudur (kasılması). Her meme protezi uygulamasında normal bir bağışıklık yanıtı olarak oluşan kapsülün bazı bireylerde fazla sertleşerek memeye yerleştirilen protezi sıkması ile meydana gelir. Bu göğüste sertliğe, doğal hareketliliğinde azalmaya, protezlerin istenen yerleşimlerinin bozulmasına, dekoltenin ayrıklaşmasına ve ağrıya yol açabilir. Bugün kullandığımız pütürlü yüzeyli silikon meme protezlerinde bu sorunun çok daha azaldığı izlenmektedir. Meme büyütme ameliyatı sonrası ilk 6 aylık dönemde gösterilen masajların düzenli yapılması ve önerildiği şekilde doktor kontrollerine gidilmesi, kapsülün sertleşmesi engellenmekte en önemli faktörlerdir.

Her cerrahi girişimden sonra ameliyat sahasında bir miktar kan sızıntısı normaldir. Ancak göğüs büyütme operasyonu sonrası aşırı kan sızıntısı, ameliyat sahasında şişlik ile artan ağrıya neden olabilir. Erken veya geç dönemde sıvı birikimi, seroma olabilir. Bu durum hastanın dayanamayacağı kadar fazla olduğunda ek müdahaleyle boşaltma gerekebilir.

Nadiren bazı hastalarda yerleştirilen silikon meme protezi çevresinde enfeksiyon gelişebilir. Bu her hangi bir zamanda oluşabilse de genellikle ameliyata bağlı ise göğüs büyütme sonrası ilk hafta içinde görülmektedir. Tıbbi tedavi ile kontrol edilemeyen bazı olgularda silikon meme protezinin çıkarılıp enfeksiyon geriledikten sonra yeni bir protezin yerleştirilmesi gerekebilir.

Bazı hastalarda meme başında ve çevresinde aşırı hassasiyet veya his azalması görüldüğü bildirilmiştir. Bunlar genellikle zamanla kaybolmakta ise nadiren kalıcı olabilir.

Bazı olgularda göğüs büyütme estetiğini takiben birkaç gün boyunca süt salgısının olduğu gözlenmiştir. Silikon meme protezlerinin hamilelik ve süt vermeyi etkilediğine yönelik herhangi bir kanıt yoktur. Çocuk doğurma planları olanlarda protezin süt kanallarını zedeleme riski olan meme başı yerine göğüs alt kıvrımından yerleştirilmesi gerekmetedir. Yine meme fizyolojisi sağlam olan menapoz öncesi bayanlarda da meme başı kesisi önerilmemektedir.

Meme protezi delinip, içindeki materyal göğüs içine sızabilir. Delinme ancak dışarıdan olan çok şiddetli bir travma veya darbe ile  veya çok uzun yıllar vücutta kalmış, aşırı yıpranmış protez varlığında olabilir. Bu durumda tuzlu su ile dolu olan silikon meme protezleri birkaç saatte boşalacak ve bu steril tuzlu suyu vücut emecektir. Eğer delinen silikon jel ile dolu olan bir meme protezi ise bu durumda iki durum söz konusu olabilir. Bunlardan ilkinde silikon kılıf delinse de meme protezinin çevresinde oluşan kapsül zarar görmemiş ise göğüste herhangi bir değişim görülmeyebilir. Ancak silikon kılıfla beraber kapsül de zedelenmiş ise, dışarıdan olan basınca bağlı olarak meme protezinin içindeki silikon jel çevredeki meme dokularına yayılacaktır. Her iki tür delinme tipinde de delinen meme protezinin çıkarılıp, çevrede oluşan hasarın temizlenerek yeni bir meme protezinin yerleştirilmesini gerektiren ek bir ameliyat yapılmalıdır. Günümüzde kullandığımız yeni nesil kohesiv jel silikon içerikli protezler patlasa bile dağılmayan özellikleri ile bu riski de göz ardı etmemizi sağlamıştır. Protez firmalarının hiç biri ömür boyu garantisi vermemektedir, ancak eski protezlerin 10-15 sene kadar dayandığı gözlemlenmektedir. Bu da güncel yeni teknoloji silikon protezlerin 20-25 sene kadar kullanılabileceğini düşündürmektedir. Yine de zaman içinde (protez olsun olmasın) emzirme, kilo alıp verme ve yaşlanma gibi sebeplerle göğüste olacak değişikliklerin ikinci bir ameliyatı gerektirebileceği unutulmamalıdır.

Protezin bazı bölgelerde ele gelmesi, kıvrılıp katlanma yapması mümkündür, bu genellikle protezi örtecek yeterli kas, meme ve deri altı yağ dokusu olmayan, cilt elastikiyeti yetersiz olan kişilerde görülür. Genellikle masajlarla kontrol edilebilir, nadiren ikincil müdahale gerektirebilir. 

Yara izinin kötü iyileşmesi mümkündür, genellikle sigara kullanımı, mevcut sistemik hastalıklar, genetik ve bireysel faktörler etkendir. Ameliyattan 6 ay sonra bir iz düzeltme gerektirebilir. 

Anesteziye bağlı görülebilen çeşitli riskler vardır. Bunlar hafif bulantı, birkaç gün süren yorgunluk ve halsizlik, boğaz tahrişi, kalp akciğer ve diğer organlara ait sistemik rahatsızlığı bulunanlarda bu hastalıklara bağlı sorunlar, derin venöz yapılarda sorunları olanlarda tromboz, emboli (pıhtı atma) ve buna bağlı hayati risk içerek kalp akciğer sorunları görülebilir. Bu nadir risklerle karşılaşmamak için aday tıbbi geçmişini detaylıca estetik cerrahına anlatmalı, önerilerine uymalı, gerekirse ilgili branş uzmanından destek alınmalıdır.

Herkesin yapısı ve beklentisi farklı olduğu için herhangi bir şartlanma olmadan adaya göre bireysel çözüm bulunmalıdır. İlk muayenede adayın genel sağlık durumu değerlendirilir, göğüs hacmi, içeriği, sarkma durumu ve deri kalitesi incelenir. Adayın değişim beklentisi de göz önüne alınarak nasıl bir ameliyat gerektiği ortaya koyulur. Protezin yerleştirileceği yer (kas altı, dual plan, kas üstü, kas zarı altı), protezin türü (yuvarlak veya damla şekilli, high - moderate - low profile olarak yüksekliği), protezin hacmi ve kesinin yeri planlanır. Göğüslerin boyutlarında farklılık olması veya göğüs kafesinde şekil bozukluğu olması (pectus excavatum gibi) durumunda asimetrik yani farklı hacimli ve şekilli protezler kullanılabilir. Tübüler meme denen ciddi deformite için  meme içi dokuların ve gerekirse meme başının da düzeltimini gerektiren işlemler planlanabilir. 

Meme protezinin yerleştirilmesi ve pozisyonunun belirlenmesi adayın anatomik yapısına ve cerrahın tercihine bağlıdır. Fazla dokusu olmayan bireylerde protez genellikle kas altı veya dual plan kas altı yerleştirilir. Sarkık ve dolgun göğüsü olanlarda kas üstü veya kas zarı altı yerleştirilebilir. Meme protezinin yerleştirileceği kesi 3 farklı yerden olabilir. Bunlar; göğüs alt kıvrımı, meme başındaki koyu alanın bittiği yer ve koltuk altı bölgeleridir. Burada amaç kesiye bağlı gelişecek izin en az görülecek alana yerleştirilmesidir. Küçük göğüs olmasının yanında sarkıklık da olabilir; bu durumda  aynı zamanda meme toparlama için göğüs dikleştirme ameliyatı mastopeksi de önerebilir. Bu aşamada eski hasta resimleri üzerinden mümkün olduğunca çok sayıda adaya benzer örnek gösterilerek daha sağlıklı bilgi verilir. Adayın protez hacmi ve cup size olarak değişim beklentisinde gerçekçi olması gerekir, çünkü burada sınırı bireyin anatomisi ve vücut ölçüleri belirler. Önemli olan doğal görünürken dolgunluğu mümkün olduğunca arttırmak, ancak bunu yaparken dokuların zamanla değişeceğini de düşünerek risk almamaktır. Hastaların genel tercihi "doğal ama dolgun olsun, yaptırdığıma da değsin.." şeklindedir.

Sigara kullanımı, aspirin gibi kan sulandırıcı herhangi bir ilaç veya madde kullanımı mutlaka sorgulanır. Sigaranın ameliyattan 10-15 gün önce kesilmesi, sonrasında da bir o kadar süre kullanılmaması önerilir. Bu hem yara iyileşmesi açısından, hem de sigaraya bağlı öksürüğün ameliyat sonrası sızıları arttırması nedeniyle gereklidir. Aspirinin mümkün ise 7 gün bırakılması gerekir. Farklı ilaç ve tedaviler için doktorunuzla konuşmalısınız. Yine bu sırada ameliyatta kullanılacak anestezi, yapılacağı hastane ve maliyeti anlatılır. Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi ülkemizde de göğüs büyütme estetiği sosyal güvence kurumlarınca karşılanmamaktadır.

Meme büyütme ameliyatı 1 saat kadar sürer ve aslen genel anestezi altında yapılır. Bu tercihte hasta ameliyat boyunca tamamen uyur. Uygun hastalarda ağrısız doğumlardaki gibi sırttan iğne ile epural anestezi ve sedasyon altında yapılabilir. Açılan kesiden girilerek, göğüs bölgesinde uygun plana protezinin girebileceği bir cep oluşturulur. Bundan sonra tercih edilen meme protezi hazırlanan bu cep içine yerleştirilip kesiler estetik dikişlerle kapatılır ve bunların üzeri pansumanla örtülür. Sıkı bandaj kanamayı ve şişliği azaltmak için gereklidir. Hasta ameliyattan 5-6 saat sonra eve gidilebildiği gibi genellikle ilk akşam hastanede geçirir. Ağrı kontrolü için güçlü ilaçlar verilmesi gerekebilir. Hastaneden taburcu olduğunda hastanın kullanması için ilaçlar önerilir.

Göğüs büyütme ameliyatı sonrası ilk birkaç gün hasta kendini anesteziye bağlı olarak bitkin hissedebilir. Ameliyat sonrası hissedilen rahatsızlıkların çoğu ağızdan alınacak ağrı kesici ilaçlar ile giderilecektir. Protezin kas altına yerleştirildiği olgularda ise ağrı biraz daha fazla olacak ve birkaç gün daha fazla sürecektir. Bu durumda ağrı kesici tedavi değiştirilebilir. Birkaç gün sonra ilk kontrol yapılır, pansumanlar ve bandaj yenilenir. Hastalar genelde 7 gün sonra sporcu sütyeni kullanımına başlar ve çok zorlamadan işe dönebilir, gevşek dokusu olup kas üstü protez yerleştirilen yara iyileşmesi iyi olan kişilerde bu süre 2-3 gün gibi kısa olabilirken, sıkı kas ve derisi olan, ağrı eşiği düşük, kas altı büyük protez uygulanan kişilerde 15 güne uzayabilir. Göğüslerdeki şişliklerin kaybolması 3-5 haftayı alabilir, yinede fizyolojik açıdan tam iyileşme 6 ayı bulacaktır. İz erken dönemde daha kötü görünecek, takip eden 6-12 aylık sürede solacak ve daha az dikkat çekecek hale gelecektir. Yine de iz hiç bir zaman tamamen kaybolmayacaktır. Göğüs büyütme ameliyatı bireye arzuladığı görüntüyü vererek kendine güvenini arttırır.
 

Meme Büyütme Ameliyatı

Op Dr Cenk Tokat

Estetik Plastik Cerrahi Uzmanı
İzmir 0232 4637505